ÜLKEMİZİN perakende geçmişi her ne kadar eskilere dayansa da, kökleri derinlerde olsa da ve dünyanın ilk AVM örneği Kapalıçarşı bizde olsa da, geleneksel alışkanlıklarımızdan vazgeçemediğimiz, çağın gereklerine uygun hareket edemediğimiz için yok oluyoruz. Geleneksel perakendecilik anlayışımız, modern perakendecilik anlayışı ve kurallarına evrilemediğinden yok oluyoruz. Yine doksanların başında başlayıp, iki binden sonra hızlanan organize perakendecilik anlayışımız da gecekondu yapılanması gibi düzensiz ve kontrolsüz büyüdüğü için yok ettiğimiz bakkalların akıbetiyle bugün organize olmuş ve olmamış yerli perakendecilerimiz karşı karşıya kaldı.
Enflasyonun olmadığı, market ve AVM kirliliğinin arttığı bir zeminde hesabına hakim olmayan, öz sermayesi zayıf bir çok yerli perakendeci sermayesi güçlü küresel perakendeciler için rahat lokma konumundadır. Can çekişen bir manzara ve ümit kırıcı gelişmeler, yarınından emin olmayan işletmelerin azımsanmayacak sayıları gelecek günlerde yeni kaymaların habercisi konumundadır. Birçok öngörü bugünlerde ortak bir sesle bu tehlikeyi, haber vermektedir. Gelecek günler organize perakendeciler için bir an evvel egolarından sıyrılmayı ve üçerli beşerli birleşmeyi zorunlu kılmaktadır.
Yakın zamanda, geçmiş dönem İstanbul PERDER başkanının, marketlerinin bir kısmını uluslararası bir perakende zincirine devretmesi bu rüzgarın şiddetini göstermektedir. Kimi anlayışla karşıladı, kimi ilkesizlik olarak yorumladı. Ancak bu sonucun bir çok perakendeciyi beklediği, bu yönde satış ve devirlerin olacağının bir işareti olarak algılanmalıdır. Rekabetin tam olarak oluşmadığı bir zeminde bu kaymalar yaşanıyorsa, gerçek rekabetin yaşanacağı çetin ortamlarda ve yarınlarda bir çok perakendeci bu rüzgarlarda savrulacaktır. Ülkemiz özellikle yerli üreticilerimiz için oluşacak yabancı hakimiyeti ve tekelci bir ortam sonun başlangıcı olacaktır.
Yerli perakendecilerin küçük hesapları bırakıp, bir gelecek mühendisliği titizliğiyle, geleceklerini kurgulamaları gerekiyor. Perakende rüzgarının yönünü ve şiddetini iyi okuyacak danışmanların ve uzmanların seslerine kulak verilmeli. Ortak ticari kültüre sahip perakendeciler güç, ses, nefes ve anlayış birliğine gitmelidir. Ülkemizin üreticisi, tarımı, hayvancılığı ve istihdamı için yerli perakendeciler bir emniyet görevi gördüğünün farkında olarak, ortak bir gelecek inşa etmek zorundadır.
Bugün başkan marketlerini sattı, yarın bir başkası satacaktır. Bu devirler, satışların ardında bir ümidi, bir gayreti yıkmaktadır. Var olabilmek, dik durabilmek, cesaret ve gayret göstermek için ümit aşılayan örneklere ihtiyacımız var. Dün dünde kaldı, hep beraber geleceğe dair yeni şeyler söylemek lazım… Ortak bir ses ve güçlü bir nefesle geleceğe dair…
HABERİNİZ OLSUN Sitemize üye olun, gelişmelerden anında haberiniz olsun.
STK'lar ne işe yarar?
Alışverişi etkileyen davranışlar
Savunma hattı sağlam olmalı
Sam Walton’un 10 altın kuralı
Arazilerin parçalanmasını önlemek şart!
Değerler
Bizi biri düşündürmesin!
Marka Oluşturma ve Pazarlama
Şekerleme ürünlerine genel bir bakış
İlle de Paco Underhill mi yazması lazım?
3 boyutlu perakende yönetimi
Süt kanser yapar mı?
Dünyamızı ısıtanlar cezasız kalmayacak
2012'de Gıda Perakende sektörü
Perakendede motivasyon ve eğitim
Boyner milleti aptal sanıyor
Avrupa ekonomisini silahla düzelmez
ABD'de büyüme pozitif!
Büyümeden herkes aynı ölçüde ...
Ergenekon büyürken uyuyamam
Borç komiseri
Büyümenin kaynakları
AB'de temel sorunlar çözüm bekliyor
Krizin üçüncü aşaması
3x10'luk ekonomi iyi midir?
Hayır! Sayın Rahmi Koç kriz teğet .....
5 yıl yemeden içmeden yaşayan adama ...
1 euro 1 dolar olur mu?
Polis ve TSK: Bir mukayese
2105’te %79’u kentte yaşayacak
Honeywell krizi fırsata dönüştürdü
Girişimciye kız verilir mi?