NECMETTİN KURU

Kartepe zirvesi ve 2012 beklentileri

Geçtiğimiz ay ilki yapılan Kartepe Perakende zirvesi, yerel perakendecilik açısından önemli olduğu kadar, perakende sektörünün geleceği açısından da önemli bir adımdı. Yıllardan beri bir türlü çıkmayan perakendecilik yasasını bir yana bırakacak olursak, TPF’nin hükümetin yetkilileri nezdinde son 2 yıldır aktif bir şekilde marketçilik kanalını temsil ediyor olması sektörün geleceğiyle ilgili iyimser bir hava oluşturmaktadır. Bu iyimser havanın tezahürünü her iki taraf açısından da Kartepe Zirvesi’nde çok net olarak gördük ve yaşadık.
Hükümet yetkilileriyle karşılıklı sektörün gelişimi, problemleri, sıkıntıları ve beklentileri dile getirildi. Yapılan açık oturumlar, paneller ve sunumlar keyifli idi. Zirveden pek çok perakendecinin kendisine katacak bir şeyler bulduğundan eminim. Konferans arasında pek çok masada yerel perakendecilerle sohbet etme imkânım oldu, bu sohbette sektörün geleceğinden mevcut durumlardan bahsettik. Genelde hemen hepsinin ortak sıkıntısı kalifiye personel, karlılık, verimli çalışamamak, fiyata dayalı rekabetin olumsuzlukları üzerineydi. Aslında resmin tamamına baktığımızda geçmişten gelen alışkanlıklarımızı ve iş yapış tarzımızı yeni gelişen durumlara tam olarak adapte edemediğimizi de görebilmekteyiz. Eskiye nazaran gelişme yok mu? Elbette var, ama yeterli değil. Herkes bir arayış içinde, geleceği planlama ve gelecekte neler olacağını kestirebilmek gerçekten zor, belirsizlikler ve sektördeki inanılmaz hızlı değişim pek çok kişiyi tedirgin ediyor, tehdit ediyor.
Başta Yunanistan olmak üzere İtalya, Almanya, Fransa gibi pek çok ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar ve durağanlık 2012 yılı ile ilgili daha temkinli olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Perakende açısından duruma baktığımızda, sektör, özellikle de yerel perakendeciler büyümeye devam edecekler, etmek zorundalar. Bu büyümenin sağlıklı olabilmesi adına artık tecrübeye dayalı ve sadece ciro odaklı yönetimden, sisteme, bilgiye, karlılığa ve verimliliğe dayalı yönetime geçme zamanı geldi de geçiyor bile. Burada özellikle küçük yerel perakendecilere önerim şu olacak; artık büyükler karşısında sadece fiyata dayalı rekabeti sürdürebilmek pek mümkün görünmüyor, bu nedenle taze gıda dediğimiz ve iyi yönetildiğinde toplam cironun %40-45’ine kadar pay alabilen “şarküteri, et ve manav” reyonlarımız konusunda uzmanlaşalım, buraya yatırım yapalım. Yapılan araştırmalarda müşterilerin %45’inin taze gıda dediğimiz et-şarküteri ürünlerini nereden alıyorsa, genel alışverişlerini de oradan yaptıkları ortaya çıkmıştır. Üstelik bu bölümlerde sadece fiyat önemli değildir; fiyattan daha önemli olan tazelik, hijyen, damak tadı ve lezzet, yöresellik, görsel sunum, personel-müşteri ilişkisi gibi pek çok etken müşteri tercihinde fiyattan daha önce gelmektedir.
Bir diğer husus özellikle son yıllarda belirgin bir şekilde tedarikçi ve üretici boyutunda yaşanan mantalite değişimidir. Bundan beş yıl önce perakende sektörü için öngörülen görüşe göre, 2011 yılında perakende sektöründe ulusalların payının %70-80’lere çıkacağı, yerellerin payının ise  %20-25’ler seviyesine gerileyeceği öngörülmekteydi. Ve hemen hemen bütün üretici, tedarikçi firmalar bu strateji ve öngörü üzerine ulusal perakendecilere yatırım yaptılar, yerelleri bu konuda daha az desteklediler. 2011 yılında ulusallara verilen saha dışı destek bedellerinin ciro içindeki payı %12’lerde iken, yerellerde bu oran %5’ler seviyesinde kaldığından da bu durum anlaşılmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada ise beş yıl önceki öngörünün tutmadığı, tam tersine yerellerin ulusallardan daha hızlı büyüdüğü ve sektörden daha fazla pay aldığı apaçık ortadadır. Bundan sonra değişen bu yeni durum ile yerel perakendecilerimizin ve üretici, tedarikçi firmalarımızın beraber daha fazla işbirliğine giderek her iki taraf için de “kazan kazan” ilkesinin ön planda olduğu güç birlikleri oluşacağından eminim. Yeni yılın sağlık, mutluluk, huzur ve bereketli kazançlar getirmesi dileklerimle…

yazarın diğer yazıları

3 boyutlu perakende yönetimi
07.Mart.2012,Çarşamba
Perakende de büyüme
15.Aralik.2011,Perşembe
Krize hazırlıklı mısınız?
03.Kasim.2011,Perşembe
Ciro mu yoksa kârlılık mı?
04.Ekim.2011,Salı
Lokasyon mu, mağaza sayısı mı?
05.Eylül.2011,Pazartesi
Şirket yönetiminde güç ve yetki
18.Agustos.2011,Perşembe
Artan et fiyatının düşündürdükleri
14.Temmuz.2011,Perşembe
Perakendede son 20 yılda ne değişti?
06.Temmuz.2011,Çarşamba
Yeni market yasası ve raf bedelleri
30.Mayis.2011,Pazartesi
Ekonominin parlayan yıldızı: 'Perakende'
20.Nisan.2011,Çarşamba
 
Üye Ol

HABERİNİZ OLSUN Sitemize üye olun, gelişmelerden anında haberiniz olsun.

Bizi Takip Edin facebook twitter