07 Ara 2011 (09:47)

'Çay'ı kurtaracak kanun bakana takıldı

Yıllarını bu sektöre vermiş Ali Bayramoğlu ile çayı, perakendeyi ve tarım sektörüne yeni boyut getirecek sayısal harita meselesini konuştuk. /Özel Haber

Son yıllarda çift haneli büyüme gösteren Türkiye’deki çay pazar, yabancı yatırımcıların büyük ilgisini çekiyor. Yılda kişi başına 1500 bardak çay tüketimine yaklaşan ve dünya sıralamasında birinciliğe ulaşan Türkiye'de her gün yaklaşık 250 milyon bardak çay içiliyor. Son 3 yılda çift haneli büyüyen Türkiye çay pazarı büyürken birçok da sorunla boğuşuyor. Biz de yıllarını bu sektöre vermiş Ali Bayramoğlu ile çayı, perakendeyi ve tarım sektörüne yeni boyut getirecek sayısal harita meselesini konuştuk.


Perakende sektörü ve market yasası hakkında başlarsak? Taraflar bu işe nasıl bakıyor?

Market yasası hükümetin gündeminde. Makro, süper, hiper ve discount konseptleri Türkiye’de beklenenden çok hızlı gelişti. Pazar payları yüzde 1’den %40’lara geldi. Ama kanun ve etrafında dönen tartışma bu hızlı gelişimin gerisinde kaldı. Geleneksel perakendeye yeni formatlar eklenince her konseptin farklı beklentileri ortaya çıktı. Bu tablo, düzenlemeyi zaruri kılıyor.

Düzenleme çok zor olacak gibi?

Aslında zor değil. %80 ortak nokta var Hükümet açsından bakarsak; bu konseptlerin büyümesi kayıt dışı ekonomiyi kontrol altına alıyor. Reel ekonomiyi destekliyor. Bakkalları tehdit ettiği de doğru tabii. Ama asıl başka bir risk gündemde. Kaçak mamullerin satıldığı yerler türedi. Sınırdan gelen kaçak ürünler var; örneğin sigara. Bir kartonu faturalandırıp 10 taneyi faturasız veren bir mekanizma var. Satış noktası bir paketten 2 lira kazanıyor. Bu kayıtdışından farklı bir sorun. Gelir kaybı müthiş. Hükümet için bu bakkalların ekonomi dışında görülmesi demek. Marketler yasası bu açıdan da gündemde. Ayrıca ödeme planları, raf bedeli, korner bedeli, reklam bedeli, yıllık katılım payı derken marketlerin faaliyet dışı gelirleri tuhaf bir noktaya geldi. Yıllık sattığım malın geri dönüşü %60 oldu. Geri kalanı bu paylara gitti. Benim bu durumda %150 karla ürün satmam gerekiyor ki farkı kapatayım. Bu da rekabet koşullarında mümkün değil. Bu durumda yapılması gereken faaliyet dışı gelirlerin sınırlandırılmasıdır. 90’ların finans sistemlerine geri dönmeyelim.

Peki, yasa çıkana kadar ne olacak?

Büyümenin getirdiği sancılar hep olacak. Yasanın çıkması şart ama siyasi tabloya bakınca öncelikler başka. Yapısal reformlar, anayasa vs gibi çalışmalardan buna sıra gelmeyecek. Market yasası bir sonraki seçimin konusu olacak… Bu düzende iş yapmaya devam edeceğiz.

Çaya gelirsek... Çayda ne gibi sıkıntılar var? Biraz da bunu konuşalım.

Türkiye’de tarım sektörü, teknoloji, uluslararası rekabetin sertliği ve maliyetler açısından dünya ile rekabet edemiyor. Ulusal Çay Konseyi olarak bununla ilgileniyoruz. Bunun temelini çay kanunu oluşturuyor. Bu kanun taslağı çok iyi hazırlandı. Bakanlık ve bürokrasi ile iletişim halinde olduk, 800 kurumdan görüş alındı. Öyle güzel bir taslak hazırladık ki metinden çay kelimesini çıkarıp fındık, pamuk, tütün, mısır ne yazarsanız yazın metin yine çalışıyor. Bunu sayın bakanla paylaştık. Bakanlık üst düzey yöneticilerine bu metni anlattık. Ancak sayın bakan buna gereken hassasiyeti göstermedi. Üstelik başbakana da yanlış enformasyon vererek bu büyük projenin hayata geçirilmesini engelledi. Bu engelleme, şu anda kaçak çay dediğimiz mekanizmayı da tetikledi.

Çayın maliyeti özel sektörde 7 liradır, Çaykur’a maliyeti 10 liradır ama piyasada 4,5 liraya çay var. Bu durumdan kimse memnun değil. Düşünün bir sektör var ve kimse memnun değil. Arzuladığımız yapı gelmediği sürece bu durumunun Rize’ye yıllık maliyeti 350 milyon TL. Düşünün KÖYDES’in Rize’ye verdiği para yılda 11 milyon TL. Bu para bile sektöre katkı sağlarken bir kanuni düzenleme ile bunun 30 katı Rize’ye girecek. Bu noktanın tartışılması gerekiyor. Sektörün içinden gelen uzmanların hazırladığı bir kanunu bu işlerden hiç anlamayan bir hukukçunun kafasına göre bir görüş yazısıyla engellemeye kalkması yanlıştır.

Çayın DNA’sı çalışmasından bahseder misiniz?

Bu çok önceden yapılmalıydı. Çalışma tamamlanınca çayı tanıyacağız. Kalitesini yükselteceğiz. Bununla beraber kaçakçılığı da kalitesiz ürünü de veya ürünün geldiği yeri de tespit edebileceğiz. Marketten, raftan geriye doğru sorunun kökenine inebileceğiz. Sadece çay değil üzüm, inci ve pamuk için de yapılmalı bu çalışmalar. Türkiye’deki ilk sayısal haritayı Rize için yaptık. Barajlar, köy yolları, heyelan ve tarımsal alanların ne olduğunu net olarak görüyoruz. Türkiye’deki toplam ekili alan gerçekten biliniyor mu? Bence şüpheli. Kaynaklar, ödemeler, teşvikler bunlara göre veriliyor ama bilgimiz net değil.

Sayısal haritayı açabilir miyiz?

Haritası çıkarılmış bir yerde yapılacak her türlü inşaat, farklılık ve değişikliği takip etmek mümkün. Kim evine balkon yapmış, kim ekili araziye inşaat yapmış biliyoruz. Su kaynaklarını köylere yönlendirme konusunda da kolaylık sağlar. Çiftçiyi de yönlendiren bir sistem bu. Deprem ve afet için de işe yarayan bir sistem. Şehircilik Bakanlığı da bu çalışmayı diğer şehirler için uygulamaya geçecek. Bu işi dünyada en iyi Hollanda yapıyor. Nereye ev yapılır, nereye tarım arazisi kurulur her şeyi haritadan planlıyorlar. Su baskınlarının önüne geçtiler.

Çayın kalitesi nasıl Türkiye’de?
Çay tropikal bir bitkidir. Ekvator civarında yetişir. Bu kuşakta 12 ay düzenli üretim yapılır. Türkiye’de ise iklim ve coğrafya itibariyle 5 ay üretim yapılır. Ama şu var: Bizim ürünümüz organik. Sürekli aynı sıcak ve nemli havada daha fazla organizma ürer. Tropikal kuşağın dezavantajı bu. Türkiye’de ise kar ve soğuk var. Organizmalar kırılıyor, toprak yenileniyor. Bu da Türk çayını daha organik hale getiriyor. Bir de ağaçlar yaşlı, bunları değiştireceğiz. Bilinçli gübreleme de gündeme gelmeli. Çayımız daha kaliteli olacaktır.


ALİ BAYRAMOĞLU KİMDİR?

1958 Rize doğumlu olan Ali Bayramoğlu 23. dönemde AK Parti Rize milletvekilliği yapmıştır. Kabataş Erkek Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu olan Bayramoğlu MÜSİAD başkanlığı da yapmıştır. 1989’da bünyesinde birçok farklı şirketle birlikte Filiz Çay, Prenses Çay ve Sympatea’yi bulunduran BAB Group’u kuran Bayramoğlu aynı zamanda Ulusal Çay konseyi başkanıdır.

Retail News/ Erkan Şimşek



Ad : * Yorum yap
E-posta :
metin : *

 
Üye Ol

HABERİNİZ OLSUN Sitemize üye olun, gelişmelerden anında haberiniz olsun.

Bizi Takip Edin facebook twitter